10 Eylül 2012 Pazartesi

Özledim Deliler gibi.


Masamda oturmuş, sana bakıyorum. Bir şeyler ya yazıyorsun yada çiziyorsun.
O kadar çok özledim ki seni, tüm gün resimlerine baktım.

Saçlarını tepende toplamışsın, küçük bir palmiye ağacı misali duruyorlar.Çok güzelsin gene. Göz ucuyla ara ara bana bakmaya çalışıyorsun.Ancak bir şey görebilme şansın yok.

Hüzünlü görünüyorsun.

Belki de ..... hayır hayır , kesinlikle buna ben sebep oldu. Tanrı vergisi bir yeteneğim var. Elimde olmadan seni çok kötü bir şekilde üzebiliyorum. Elbetteki her süper yeteneğin olduğu gibi bunun da yan etkileri var ; belki de 10 kat daha fazla da kendimi de üzebiliyorum.

Gözlerini seviyorum.

Bana bakışını, içindeki ışığı, heyecanı görmeyi seviyorum. Benim gözlerimin içine baktığın zaman ki, o ışıltıyı kendinde görebilsen çok şaşırır ve beğenirdim eminim ki.
Gözlerin, kalbini gerçekten yansıtabiliyor. Bazı zamanlar bana baktığında bir şeyler söylemek zorunda hissediyor olabilirsin, ancak buna gerçekten hiç gerek yok. Ben gözlerinde ruhunu, kalbini ve de zihninin sesini duyabiliyorum.

Tebessümün .... çok zarif.

Kimi zaman farkında olmadan, bir şeyler düşündüğünde yada anımsadığında tebessüm  ediyorsun. Bunu yaptığının farkında olmadığına eminim. O kadar güzel ve şirin oluyorsun ki. Elimde olsa aynı şu andaki gibi karşına geçer ve tüm gün seni izlerim. Güzel bir kadınsın. Tebessüm ettiğinde ise muhteşem oluyorsun.

Gülüşün beni benden alıyor.

Sanırım dünya üzerindeki fırtınaları , denizlerin üzerindeki dev dalgaların şiddetini anlatabilecek çok nadir örnek vardır. Bana göre tüm bunlara yakın örnek ; senin güzel gülüşün.
O kadar içten,o kadar sana özgü ki. Güldüğün zaman içindeki heyecanın ve mutluluğun dışa vuruşunu görünce , gerçekten çok etkileniyorum. Bu gülüşe bir şekilde ben sebep olabildiysem zaten , keyfim korkunç bir boyuta ulaşıyor. Her zaman senin gülüşünü görebilmek için ne tür maskaralıklar yapsam diye düşünüp duruyorum.

Tenin çok özel bir ipek gibi.

İlk sana dokunduğum o anı unutamıyorum.Basit bir an olabilir bir çok kişiye göre, ancak ben o an çok etkilenmiştim. Neden olduğunu bilmeden şaşırmıştım. İlk defa bizimle yemeğe geldiğin o gün "Hala" da karşımda oturduğunda telefonunu almıştım, verirken elim bir şekilde eline temas etmişti. Biliyorum bunu okuyunca çok saçma geliyor ancak ben o gün hissettiğim şeye halen şaşırıyorum. Farklı bir elektrik, farklı ama gerçekten sevecen bir temastı bu hissettiğim.
Sonrasında sana her dokunduğumda aynı şeyi her zaman hissettim. Ancak garip bir biçimde , sen bana her dokunduğunda ise, bunun  daha fazlasını içimde hissettim. Fark neredeydi bilemiyorum. Belki senin dokunuşunda ayrı bir enerji vardır.
Ama bu her neyse, ben çok sevdim.

Sümüklü burnunu seviyorum.

:)  Evet, acı ama gerçek. Ben senin o küçük , güzel burnunu, sümüklerine rağmen çok seviyorum.
Bazen ısırasım geliyor.

Hah.... işte seni gene bir şekilde güldürdüm. Muhteşem gülüyorsun gerçekten de. Bazı zamanlar kendimi gerçekten de çok şanslı hissediyorum.
Ancak, bazı zamanlar ne hissettiğimi bende anlayamıyorum. Zor geliyor bazı şeyler.Kaldıramıyorum içinde olduğum şartları.

Şu anda MSN üzerinde sohbet ediyoruz.

Yüzüne bakmayı seviyorum.Beni gerçekten çok sakinleştiriyor. Aynı ben yanında uzanırken bana dokunuyorsun ya.. ve bir çeşit büyülerle beni hemen uyutman gibi.

hahahahhaaha... "düşünürüz" yazdım. Suratın çok komik oldu cidden.Anında ciddileştin. Bazen ciddi halini seviyorum gerçekten, tatlı bir hava katıyor sana. Ancak bazen beni çok geriyor. Uzaklaşmak mı istiyorum yoksa ölmek mi bilemiyorum.

Şu anda sana sataşıyorum... çok tatlısın. Seni kızdırmayı seviyorum. Biliyorum, bu biraz manyakca, ama benimde adrenalin almam gerek. Sana sataşarak hayatımı zaten ortaya koyuyorum. Bu da hem tehlikeli hemde çok eğlenceli doğrusu.



Blog'da kendini okuyan masum köylü kız.


Aldığı eleştirilere dayanamayan namasum genç köylü kızı !



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder