27 Eylül 2012 Perşembe

Tavsiye

Basit bir tavsiye almak , iki insanın hayatını ne kadar değiştirebilirdi ki ?

Aslına bakarsanız , yada isterseniz bakmayın hiç. Ancak, bence bu dünyada ki en büyük terbiyesizlik "birini dinler gibi yapıp , hiç dinlememek" olabilir. Ben bunu bir kez daha yaşadım ve başıma bugün gelen her şey işte o anla başladı.

Bir süredir aklımdaydı, gözümün önünde, hem çok uzak , hemde bir o kadar yakınımda. Gereksiz bir şekilde dikkatimi çekiyordu. Ancak , çevre koşulları buna uygun değil gibiydi sanki. O da kendi halinde ve asi duruyordu karşımda. Üzerindeki giysilere bakınca , Türk filmlerindeki temizlikçilere benziyor gibiydi bir şekilde. Ama gerçekten de performansı ile çok dikkat çekiciydi.

Günlerden bir gün , bir iki sözlü tacizden sonra ben ve arkadaşlarımla yemeğe gelmeyi kabul etti. O günü düşündüğümde hiçte belli olmasın diye uğraştığım şeyin aslında ne kadar da belirgin olduğunu aslında şimdi anlıyorum. Masa da tam olmasa da karşısında yerimi aldım.

Sürekli ince ince onu izledim, kulağımın biri sürekli olarak onu dinliyordu. Bir şekilde sohbet etmeliydim. Bir şekilde neden ve nasıl olduğunu hatırlamadığım bir sebeple cep telefonunu elime aldım. Fotograflarına teker teker baktım.Bunu neden yaptım bilmiyorum ama delikanlı gibi isteyip aldığımı çok iyi hatırlıyorum şu anda.
"Kezban" , seninle ilk yemeğimiz böyle başladı.

Masa da göz ucuyla bana bakışını hatırlıyorum. Garipti. Farklıydı.

İlgini çekebilmek için fotograflarına bakarak yorumlar yaptım. Gülüşün , yüzündeki o tatlı tebessüm halen gözümün önünde duruyor. Yemek hiç bitmesin istediğimi hatırlıyorum. Ne zaman ki hesap geldi, cidden üzülmüştüm. Sonrasında ne yapacağını sorduğumda ise, eve gideceğini söylemiştin.

Bir süre seni düşündüm Kezban, nasıl ve ne şekilde tekrar görüşebiliriz diyordum kendi kendime. Sonra talih bana dijital olarak güldü  :)  ahanda Facebook !!! , arkadaş listemdekilerden biri ile arkadaş olmuştun. Bu bulunmaz bir fırsattı benim için. Her delikanlı gibi centilmence ve kibarca, nefesimi tutarak ve "acaba ne alaka der mi? " korkusuyla sana "Arkadaşlık isteği" yolladım. ... Elbetteki hiç korkmadım !

Söz Hakkı Gelir 


Tavsiye
Basit bir tavsiye almak , iki insanın hayatını ne kadar değiştirebilirdi ki ?

İnsanı karşısındakinin dinlememesi durumu sinir bozucu olabilir ama bazen zihnimiz doludur dikkatimizi karşımızdakine veremeyiz, bazende başka birşeyler dikkatimizi çeker we ona odaklanırız.
Belkide "birini dinler gibi yapıp , hiç dinlememek" bazı insanlar için dünyanın en terbiyesiz şeyi olabilir fakat bazen insanın başına istemesede böyle şeyler gelebiliyor. İstemedende olsa yaptım we bugün başıma gelen
herşey işte o anla başladı.

Aslında o kadar insan arasında hiç dikkatimi çekmemişti, oysa teker teker herkesi ezberlemiştim, tanışmıştım, konuşmuştum. Sanırım bi kaç kere gördüm ama oda hatırda kalmicak kadar kısa we azdı. Ne o konuştu, ne de ben. 3 ay kadar sonra şans eseri derste çalışma sırasında eşleşmiş olmanın werdiği bi gereklilik olarak teşekkür etmek we tawsiye almak amaçlı yanına gittim. 
"Teşekkür ederim." bir an duraksadım, doğrumu duydum ?? peltek miydi ?? We dewam etti "çok güzel fakat adımlarına dikkat etmelisin, kollarınıda kaldırırken..."  karşımdakinin peltek olduğunu iyice kawradığımda ne anlatmaya çalıştığını dinleyemeden kendi içimde kendimle konuşmaya başladım. 
Ahaa! yahu adam peltek! bayılırım peltek konuşan insanlara, S lere bak yarabbiii, çok tatlı lan. Biz buraya ne ara geldik ?? 
biraz önce şurada konuşmuyor muyduk ?? şimdi dojonun ortasındayız we bana fumikomi öğretmeye çalışıyor. Bir an duraksadı, ne oldu die sordum "önemli değil, sapıkça birşeydi" dedi. Ne garip bir adam diye düşündüğümü hatırlıyorum. Bana fumukomiyle ilgili tiyolar weriyor hatta üşenmeden gösteriyorda ama dinleyemiyorum. Konuşmasını bitirdi hiç bişi anlamadım ama yinede teşekkür ettim. Şaşkınlığımı henüz atabilmiş değildim.Eşyalarımı toplamak için yerime yürüdüm. Gözlerinde açıklıyamadığım birşeyler war sanki, şaşımıdır nedir.

Giyindim, arkadaşımla buluşmak için yola koyulucam, soyunma odasından çıktım we herkese iyi akşamlar diye seslendim. Arkadan bir ses "nereye ?" arkadaşımla buluşucam diye karşılık werdim. "Güzelmi ? selam söyle" dedi, şaşırdım afalladım biraz we hayır erkek diye yanıtladım "tüh be" dedi. Gülümsedim we çıktım, normalde olsa ne alaka lan, ne diyor bu derdim aklıma bile gelmedi. 
Daha sonraki derste yanına gidip dinlemediğim tawsiyeleri öğrenebilmek için ben hala fumikomi yapamıorum diye kıwırmak zorunda kaldım. Gerçi yalanda değildi hani yapamıyordum cidden. Bu sefer dinledim çok şükür, işime yaricak bilgileri hiç sıkılmadan anlattı. Yeniden teşekkür ettim we gülümseyerek yerime gidip eşyalarımı topladım. Aradan 1 hafta geçmişti cumartesi günüydü we ben yine arkadaşıma söz wermiştim. Giyindim, dışarı çıktım herkese iyi akşamlar diye seslendim we yine bir ses "nereye ?" gülümsedim we cewapladım. Dışarı çıkıyorum arkadaşımla buluşucam. Yine "güzelmi ? güzelse selam söyle" geldi peşinden. Bense yine şaşkın şaşkın kız değil erkek ama kız arkadaşlarım war onlarla buluşursam söylerim diyebildim. Ne alakaydı şimdi nie böyle birşey söyledi we ben neden böyle cewapladım hiç bir fikrim yoktu. 

1 hafta daha geçti sadece cumartesi derslerine geliyordu. Bu sıralarda hafta arasında face book'tan eklemişti beni, başta kim olduğunu anlayamamıştım sanırım resmine bakınca tanıyıp kabul etmiştim. Cuma dersiydi, sanırım parmağım incinmişti. Yanlış yapılan her taiatari de olduğu gibi sıkışıp morarmıştı. Bu durumu face book a yazınca mesaj atmıştı geçmiş olsun dileklerini iletmişti we ilaç önermişti, voltaren. Daha soran ilacı alıp sürmüştüm we facebook a voltaren, voltaren, voltaren yazmıştım. 
Bir mesaj daha geldi "ilacı kullanmışsın" we sohbetimiz böyle başladı. Ertesi gündü sanırım dersten sonra bir planım yoktu her zamanki gibi giyindim we çıktım.
Planımın olup olmadığını we onlarla yemeğe gelmek isteyip istemicemi sordu, bende planımın olmadığını we onlarla yemeğe katılabileceğimi söyledim. Karşı çaprazıma oturmuştu, sohbet edip gülüyorduk. O duruma nasıl geldik bilmiyorum ama telefonumu istedi resimlere bakmak
için bende werdim. Eli elime temas etti. O resimlere bakarken onu inceledim, daha doğrusu kendimi onu incelerken yakaladım çok ayıp wallahi. Resmen adamı süzüyordum. Sanırım bir iki kere ona baktığımı farketti, gözlerimi kaçırsamda çok geç olduğunu sezmiştim ama pek de umursamadım doğrusu. Gözlerini çok beğenmiştim şaşıda değildi üstelik. Bir şekilde farklıydı, çekiciydi we korktuğum şey başıma gelecek gibiydi ama ne olursa olsun kendime engel olmalıydım. Resimlerle ilgili sorular sordu bende cewapladım, yemek yedik sohbet ettik, çok gülmüştüm o akşam. Yemek bitiminde ne yapacağımı sordu bende ewe gidicem dedim we ewe gitmek için yola koyuldum. 
Tüm gece o akşamı düşündüm her anını zihnimde canladırmaya çalıştım. Çok garip bir adamdı gerçekten ama bir şekilde tatlıydı, ilgimi çekmişti. Derste çalışmasaydık, ben peltek konuşmanı duymasaydım, sen bana laf atmasaydın, zorla yemeğe çağırmasaydın, elin elime deymeseydi, gözlerim gözlerinle karşılaşmasaydı, gülüşün dikkatimi çekmeseydi bugün bunları yaşıyor olmicaktım. 

Pişman değilim, yine olsa yine yaparım!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder