Hayatın ; düzensiz, karmakarışık ve hatta birazda çılgın olduğunu düşündüğümüz bir dönem yaşarız. Bu dönem kendini bir çok kere tekrarlar hayatımız içinde. Ve biz her zaman en sonuncuyu hatırlarız.
Aynı şey dünyamız içinde geçerli aslında yada belki de :) Neticede bize anlatılan hikayelerde bir "Büyük Tufan"dan bahsedilir. Nedir bu "Büyük Tufan" peki ? Tüm dünyanın yoğun yağmur ile birlikte sular altında kalması ve bir grup seçilmiş veya hak edenin kurtularak, günümüz dünyasını tekrar baştan kurduğundan bahseder.
Peki 4,54 milyar yıl yaşında olduğu tahmin edilen Dünyamız yalnızca 1 kere mi bu korkunç gerçekle yüzleşti ve bizler bunu hatırlıyoruz. Elbetteki "Hayır" ! Kim bilir ne kadar çok bu ve benzeri zorlukları yaşadı dünyamız. Bugün aynı şeyleri kendimizde de yaşıyoruz.Hemde her zaman yaşıyoruz.
Kendime dönüp baktığımda , sessiz odam da tek başıma otururken buluyorum. Neden "tek" başıma oturuyorum bu oda da ? Ancak garip olan , tek başıma olsam dahi bir gürültü , bir heyecan ayrı bir sohbette duyabiliyorum.
Konuşan "yüreğim" ve "zihnim" nasılda heyecanlı bir şekilde konuşuyorlar anlatamam.
Belli ki keyifli bir sohbet başlamış gene ,her iki tarafa da aynı mesafeden bakıyorum.Yüreğim ; belli ki inatçı bir kişiliği var. Fazla "dediğim dedik" takılıyor yaşamını.Deneyimlerine güveniyor. Kurnazca hareket ediyor. Elindeki gücün farkında "ben yüreğim, ben olmasam bu vücudun bir robottan farkı olmaz" diyor.
Ancak Zihnim ; mantık ile ,bilgisi ile olan cephanesini sükunet becerisi ile avantaja dönüştürebiliyor.Yüreğin zayıflıklarının farkında. Ama cevaplayamadıklarının karşısına çıkmasından da sıkkın ve mutsuz.
Her ikisinin sohbeti gene sıradan diye düşünüyorum.Ancak o kadar sıkılmış durumdayım ki, kulak kabartıp onları dinlemeye başlıyorum.Birbirlerine bir şey hakkında ahkâm kesiyorlar. "Kimin haklı yada kimin haksız olup olmadığı yönünde bir sohbet herhalde" diye düşünüyorum. Ancak, dinledikçe fark ediyorum ki, konun bunla ilgisi bile yok. Birbirlerinden yardım umarak bir konu hakkında çözüm aradıklarını anlıyorum.
Şaşırıyorum, farkında olmadığım bir durum hakkında "zihnim" ve "yüreğim" kafa kafaya vermiş çözüm arıyorlar. Yüreğim "belli ki bu kızı seviyoruz ve belli ki bırakmayacağız peşini de. En son böyle bir olay yaşadığımızda beni görmezden geldi ve sana uydu. Ne kadar çok acı çekmiştik". Zihnim ise kendini hemen savunuyor; "Evet ama sana uysaydık bu seferde sonu bilinmeyen bir yola girecektik, hatta belki de daha kötü ve uzun bir süre acı çekecektik.O dönem için en doğru karar buydu hepimiz için".
"İlginç bir şekilde benden veya bizden bahsediyorlar ve çok da endişeliler.Ben kendimi ne duruma soktum gene acaba?" diye düşünürken buluyorum kendimi. Biraz geriye gidiyorum hafızamda en son ne yaptım yada neler yapmadım diye merak içindeyim.
Ağustos 2010 tarihinden bugüne kadar tüm dikkatimi vererek yoğunlaştığım tek bir konu var. Bu konuya o kadar yoğunlaştım ki , tüm hayatım yalnızca bu konu hakkında araştırma , öğrenme ve uygulama üzerine oldu. En son yaşadığım hüznü unutmam için gereken güce sahiptim. Odaklanabiliyorum yaptıklarıma, zihnim ve yüreğim benimle birlikte savaşıyorlar bir uyum içindeler. Onlar varken yanımda , korkuyorum. Belki de umursamıyorum. Kendimi biliyorum. Yaşadıklarımı biliyorum. Özlemiyorum daha fazla !
Ancak yakın tarihime yaklaştıkça ,bir şeylerin değiştiğini söylemek doğru olur mu bilemiyorum.Neticede halen savaşabiliyorum, halen korkmuyorum ve Umursamıyorum. Ancak bir duygu var ki öncekilerden farklı sesleniyor.Sürekli geriye bakıyor benle beraber ilerlerken. "Özlüyorum" , özlem duygum benle birlikte ilerliyor fakat aklı bambaşka yerlerde geziyor. "Ne zamandır özlüyorum?" diye hatırlamaya çalışıyorum. Garipsemiştim, bunu beklemiyordum neticede. En azından şimdi fark edebiliyorum ki zihnim ve yüreğim neden bu kadar hararetli bir şekilde konuşuyorlar.Kendi kendime gülümsüyorum, camdan dışarıya simsiyah gökyüzüne bakıyorum. Gözlerim nereye bakacağını biliyorlar, "AY" bir kez daha mesaisine başlamış. Merakla kendi kendime soruyorum "şu anda acaba kaç kişi benim gibi , Ay'a bakıyor?" .
Zihnime ve Yüreğime sesleniyorum ,"Dostlarım, lütfen sakin olun. her ikinizde biliyorsunuz ki, zaman bu gibi durumlarda hepimize yardımcı olabiliyor. Özlem duygumuz sadece heyecanlı bu aralar, onla ilgilenin ona destek olun , yalnız hissetmesin kendisini !" Şimdi baktığım zaman ; yüreğim ve zihnim birlikte özlem duyguma güzel bir ezgi söylüyorlar.
Adını söylüyorlar !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder