Merhaba,
Yıl 1978 , Almanya. Bana ait bir resmim var, sanırım henüz 1 yaşındayım ve babamın omuzlarında oturuyorum.
Babamın yüzünde mutluluk görünüyor. Ben şaşkın şaşkın bakınıyorum "konu ne?" der gibi :)
Resmi her zaman sevmişimdir. Geçmişi geleceğin bir ders kitabı olarak görürüm.
Ruh halinize veya ortam şartlarına uygun süreçleri hem kendi geçmişimiz de , hem de ailemizin geçmişinde örneklerine bir çok kez rastlarız.
Geçtiğimiz yıl (19.04.2021) , bende hayatımın bir başka dönüm noktasına adım attığımı öğrendim.
Bir aksilik olmaz ise, "Baba" olacağım. :D
Ve üç aşağı beş yukarı nasıl bir baba olmak istediğimi de biliyorum. Çok güzel bir örnek ile büyüdüm ve umarım üzerine bir şeyler katabilirsem gerçekten çok mutlu olurum.
Ancak, söylemem gerekir ki, kendinize bu fikre ne kadar çok hazırlayıp bekleseniz bile, ilk bu haberi aldığınızdaki tepkinize paha biçilemez. :D
Tüm bu süre zarfı içerisinde bir oğlumuz olacağını öğrendik. Her halde en çok babam buna sevindi. Hem benim için hem de eşim için "kız" yada "erkek" evlat farkı olamazdı. Ama tabi o an edebileceğimiz tek duayı edip "sağlıkla dünyaya gelsin" demek oldu.
07.12.2021 tarihinde "Atlas Alexander Aşnaz" nam-ı diğer "Oğlumuz" dünyamıza girdi.
Onun isimlerini seçme hakkını sevgili eşim bana uygun gördü. Aslını bakarsanız bu karşılıklı bir anlaşmaydı. Kız evladımız olursa eşim, erken evladımız olursa da ben ismine karar verecektim.
"Atlas" adını bir kaç sebepten ötürü seçtim. Elbette ki ilk sebep sizlere saçma gelebilir ama "A" harfi ile başlıyor oluşu. ikinci sebep ise her ne kadar milliyetçi bir insan olsam dahi, çocuğumun tek bir millete ait olmasını değil de tüm dünyanın kabul edip seslenebileceği bir isme sahip olmasıydı. Ve üçüncü sebebe gelirsek , biraz tarih yada mitoloji bilenler bilir. "Atlas" çok güçlü bir Titan'ın adıdır. Efsaneye göre tüm dünyayı omuzları üzerinde taşıdığına inanılır. Bu daha çok fiziksel bir ifade şekli gibi görünebilir, ama aslında altında yatan şey daha da büyük bana göre. Atlas, dünyayı omuzlarken tüm sorunlarıyla, tüm güzellikleriyle, tümüyle kabul edip onu omuzluyordu. Onu güçlü kılan şey fiziksel güçten öte olarak duygusal gücünün zirvesidir. Oğluma biraz da buna inanarak bu ismi seçtim.
"Alexander" adını verirken ise, babam beni her zaman hiç görmediğim dedeme benzetirdi. Dedemin adı "İskender"dir. Yani "Alexander"ın Türkçe karşılığı :) Onun gibi iyi kalpli ve merhametli olduğumu söylerdi. Umarım ona yakışır bir torun olmuşumdur. Gene bu ismi seçerken birden fazla sebeplerim oldu. Öncelikle dedem gibi iyi kalpli ve her zaman merhametli olmasını istedim. İkinci olarak ise gene tarihe bir dokunuş yaparak büyük bir lider ve efsane olan "Büyük İskender"i örnek aldım. Onun gibi dünyaları fethetsin ama daha da önemlisi dünyadaki insanların kalplerini fethetmesini dileyerek gene uluslararası bir dilde adını koymayı uygun gördüm.
Sanırım, beni veya ailemi ifade eden veya temsil eden tek şeyi soyadımız kaldı.
17 gün sonra oğlumun 1. yaşını kutlayacağız. Şimdiden çok güzel yürüyor. Kısmen de olsa dertlerini de ifade edebiliyor. Önümüzde daha 17 gün var , belki şarkı söyleyemez ama dertlerini veya ruhunu bize açabilecek başka bir kaç kelime daha bu süreçte öğrenebilir.
Oğlumuzu çok seviyorum, bana göre şimdiden çok güzel bir ruha sahip. Umarım ileride de böyle güzel bir kalbi korur ve başkalarıyla paylaşır.
Seni seviyoruz oğlum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder